Bilgi paylaştıkça çoğalır

Ne zaman Hemingway’in ismini işitsem, düşe kalka yaşatmaktan zevk duyan şu acımasız hayata karşı kaşlarımı çatasım, dişlerimi öfkeyle gıcırdatasım gelir. Ona inat, kendi benliğimin gerektirdiklerini hakkıyla yaşamaya, yaşattırmaya müthiş bir azim duyarım. Bu yüzden, Hemingway’in vahşi doğaya karşı olan başkaldırısına ve serüven sever görüşlerine sadık kalmayı hep istemişimdir.

Ringe mi çıkmak istiyorsunuz? Yüreklisiniz demek! Hemingway’in yumruğunu yemeden önce, onun hakkında bilmeniz gerekenler var. Dikkat!

1. Amerikan edebiyatının, en keskin kalem romancılarından ve kısa hikayecilerinden biridir. Tam adı Ernest Miller Hemingway’dir. 1898 yılında doğmuştur.

2. Türk Kurtuluş Savaşı’nda, hem Yunan cephesinde hem de Türk cephesinde yer almış, buralarda gözlemlerini denemelerine dökmüştür. Lozan Konferansı sırasında gazetecilik yaptığı da bilinmektedir.

3. Yirmili yaşlarında yazdığı bütün hikaye ve denemelerini Lozan Barış görüşmeleri için gittiği Lozan’da, bir istasyonda bavulundan çaldırmıştı.

4. Çalınan bütün hikaye ve denemelerini, dönemin ünlü yazarlarının da tavsiyesiyle tekrar kaleme almıştır. Bu sefer daha titiz daha dikkatli ve daha hırslıydı. Bu çabalarının ilk meyvesini, “Güneş de Doğar” adlı savaş temalı romanıyla toplamıştı.

5. Florida’nın Key West kıyılarında bol bol balığa ve ava çıkardı. Balığa çıkmadığı günlerde gece gündüz hep teknesinde olurdu. Alkole ve eğlenceye düşkünlüğü ile bilinirdi. İşte tam bu haldeyken, “Silahlara Veda” adlı romanını bitirdi. Artık saygın bir romancı olarak biliniyordu.

6. 1934’te, avcılık anılarını anlattığı “Afrika’nın Yeşil Tepeleri”ni yazdı. Bunu, kendisi gibi birçok ünlü sanatçının katıldığı İspanya İç Savaşı’nı anlattığı, “Çanlar Kimin İçin Çalıyor” takip etti.

7. O dönemlerde kaleme alınan birçok denemelerde, Hemingway hakkında şöyle cümleler yer alıyordu: “İkinci Dünya Savaşı’nın kaderini biraz da, Hemingway’in Çanlar Kimin İçin Çalıyor’u etkiledi.” Çünkü Faşizm’i ve savaşın iç yüzünü, bütün çıplaklığıyla gözler önüne seren bir romancıydı.

8. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra “Paris Bir Şenliktir”i yazdı. 1954 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü “Yaşlı Adam ve Deniz” kitabı ile aldı. 1961 yılında intihar edinceye kadar kalemi eline almadı, alamadı. Çünkü sağlığı bozuktu ve huzursuzdu.

9. Balıkçı, avcı, yazar olmasının yanı sıra profesyonel olarak boksörlük de yapıyordu. Kitaplarında dile getirdiği hırs ve ayakta kalma mücadelesi, bence ciddi anlamda boksör oluşundan da kaynaklanmaktaydı.

10. Son olarak, Hemingway’in ölümü ilgili iddialardan bir alıntı yapmak istiyorum. Dediklerine göre, Hemingway’in yanı başı kitaplarından bir tanesi de Dostoyevski’nin “Karamazov Kardeşler” isimli kitabıymış. Ve arkadaşlarıyla olan sohbetlerinde her zaman, Karamazov Kardeşler gibi bir kitabı asla yazamayacağını dillendirdiği olurmuş. Bu yüzden tedirgin ve umutsuz olduğunu, özellikle ölümünden önceki son yıllarında dile getirirmiş.

11. Böylesi bir umutsuzluk, Hemingway’in boks eldivenlerini çıkarıp kafasına av tüfeğini dayamasıyla son bulmuş.

Hey gidi Hemingway baba hey! Kılıçtan keskin kalemini nasıl oldu da bir anda vurup öldürebildin?

Bir yorumda siz bırakın

Please enter your comment!
Please enter your name here