Bilgi paylaştıkça çoğalır

Hepimiz birçok kez izlememize rağmen “Hababam Sınıfı” klasiğinden vazgeçemiyoruz. Örneğin ben televizyonda her karşıma çıktığında ekranın karşısına pür dikkat geçip, sanki ilk kez izliyormuşum gibi heyecanlanıyorum. Peki filmin büyüsünün hala bozulmamasındaki sebep nedir? Neden hala bu kadar ilgi görüyor?

Bu sorular farklı soruları doğuracağından ben size “Hababam Sınıfı” klasiğinin nasıl ortaya çıktığını anlatmak istiyorum. “Hababam Sınıfı”nın yazarının Rıfat Ilgaz olduğunu, Ertem Eğilmez tarafından filme alındığını hepimiz biliyoruz. Ancak ben araştırmalarım sonucunda Hababam’ın ortaya çıkmasına neden olduklarını öğrendiğim iki kişiyle başlamak istiyorum yazıma.

Yolu Adana’dan geçen ve bana göre Adanalı olan Turhan ve İlhan Selçuk kardeşler ne tesadüftür ki ilk sayısı Adana’nın kurtuluşuna denk gelen Dolmuş Dergisi‘ni çıkarmaya karar verirler. Bu dergide kimler yoktur ki… Aziz Nesin, Çetin Altan…

Selçuk kardeşler yakın dostları olan Rıfat Ilgaz’ın da bu zengin kadroya dahil olmasını isterler. Tabi dönemin siyasi ortamından da çekinirler. Bundan ötürü dergi için çalışan birçok isim takma ad kullanır.

Peki Rıfat Ilgaz hangi takma adı kullanacaktır ?

Rıfat Ilgaz, kadroya  giren son kişi olduğu için “Stepne” yani yedek lastik adını alır. Dolmuş Dergisi’nin yöneticisi İlhan Selçuk, Rıfat Ilgaz’dan bir yazı dizisi hazırlamasını ister, böylece Hababam Sınıfı ortaya çıkar.

Bana göre Turhan Selçuk’un  çizgileri daha da güçlendirir bu yazı dizisini.

İlk iki bölümü çok ses getirmese de üçüncü bölümü ile birlikte herkes Stepne’nin kim olduğunu merak eder. Ama yanıtını bulamaz. Bir gün Rıfat Ilgaz yakın arkadaşı Ali Rauf ile karşılaşır. Ve konuşma esnasında “Yahu Rıfat bu Stepne kim” der ve ekler:

“Bizim Macit var ya Galatasaray Lisesi Müdürü…bu Stepne olsa olsa Galatasaray Lisesi’nden ” der. Gülüşürler ve arkadaşının yanından ayrılır Rıfat Ilgaz.

Aslında Hababam Sınıfı’nı her okuyan kendi okulunun hikâyesinin anlatıldığından emindir. Böylece bir Haydarpaşalı, bir İstanbul Erkek Lise’li, bir Adana Erkek Liseli, bir Kuleli Askeri Lise’li olur Hababam Sınıfı…

Aslında Hababam Sınıfı biraz Rıfat Ilgaz’ın yaşamıdır. Başarılı bir öğrencidir ama hal ve gidişten sürekli ihtar alır. Kendi öğrenciliğinde yaşadıkları ve başından geçen olaylar sanki  Hababam Sınıfı’nın geleceğinin işareti olarak parlamaktadır. Yani yıllar yılı İnek Şaban’la, Damat Ferit’le  birliktedir, belki de Hababam Sınıfı’nın Düdük Necmisi’dir biraz da.

2

Yaşamını anlatan belgeselde şöyle bir anlatım dikkatimi çekti. Bana göre bu anlatım aslında  Hababam’ın çıkış noktasını oluşturuyor.

“Liseli Rıfat Ilgaz tüm haylazlıklara karşın bir yandan öğretmeni Zeki Ömer Defne’nin armağan ettiği romanları okur, bir yandan da yazılar ve şiirler için kalem oynatmaya başlar. Bir defasında sonradan İnek Şaban olarak anılacak sınıf arkadaşı Öküz Ahmet’in kitabının arasına ot koyar. Öğretmeni bunu görür ve olay çıkar. İşte Rıfat Ilgaz bu ve benzeri haşarılıkların kahramanı ve tanığı olarak anılarını daha da zenginleştirir”.

1

Dostları Rıfat Ilgaz’ı bakın nasıl anlatıyor;

İlhan Selçuk, Rıfat Ilgaz ‘ı anlatıyor:

Rıfat Ilgaz şairdi, yazardı, köşe yazarıydı. mizah yazarıydı.  dizgiciydi. musahhihti. düzeltmendi. öğretmendi. romancıydı. Yani çok marifetleri olan, çok nitelikleri olan bir insandı.

Münir Özkul, Rıfat Ilgaz’ı anlatıyor:

Her satırında okuduğunuzda öğretmen akıyor. Çok kıymetli bir insan. Her evde bir Hababam Sınıfı öğrencisi vardır tabi dolayısıyla Kel Mahmut’ta vardır. Mahmut Hoca rolünü çok severim. Çünkü; Rıfat Ilgaz harikulade bir öğretmen tipi çizmiştir. Hem otoriter, hem sevgi dolu.

Torunu Arzu Çevikalp Anlatımıyla Ertem Eğilmez:

Eğilmez’in akademik anlamdaki ünü “Hababam Sınıfları”nı çekmesinden sonra oldu. Ardından filmleri daha da çok izlenmeye başlandı. Bir yanda kâh gülüp, kâh ağladığımız hayat kargaşası…

Öte yanda daracık bir alanda kayıp duran kameranın başında Ertem Eğilmez’in dokuz doğurduğu anlar…

2 yorum var

Bir yorumda siz bırakın

Please enter your comment!
Please enter your name here