Bilgi paylaştıkça çoğalır

Kübizm’i Picasso ve Braque’dan önce duvarlara resmeden sanatçıları gördüm Göbeklitepe’de.

Evet şaşıracaksınız ama 20. yüzyılda ortaya çıkan Kübizm’in aslında Göbeklitepe heykeltıraşları tarafından çok daha önceden kullanıldığını fark ettim. Size bunu kanıtlayabilmem için biraz Göbeklitepe’den bahsetmem gerekecek.

Göbeklitepe, Şanlı Urfa’ya 15 km uzaklıkta yer alan ve günümüzden 12. 000 yıl öncesine dayanan çok önemli bir merkez.

Dünyanın En Eski Tapınağı

Bu merkezin bu kadar önemli olmasındaki etken ise; Dünya’nın İlk Tapınağı’nın burada inşa edilmiş olmasıdır.

Düşünün, avcı ve toplayıcı olan halk daha yerleşim hayatına geçmeden Göbeklitepe’ye gelip büyük bir tapınak yaparak bugüne imzalarını atıyorlar.

Göbeklitepe’de 1995 yılında Alman Arkeolog Klaus Schmidt tarafından başlatılan kazılar arkeoloji tarihi başta olmak üzere dünya tarihi açısından çok önemli ipuçlarını vermektedir. Öyle ki ortaya çıkan buluntulardan sonra Schmidt, “Önce tapınak geldi, sonra şehir geldi” diyerek erken medeniyet tarihine yeni bir bakış açısı getirdi.

Gobeklitepe

T’nin önemi

Bir tepe üzerinde kurulmuş olan Göbeklitepe çok sayıda yuvarlak biçimli yapılardan oluşmaktadır. Taş Devri’nden kalma bu tapınaklardaki ortak özellik; “T” biçimli sütunlarla çevrilmiş olmaları ve ortalarında iki adet “T” biçimli sütunun yer almasıdır. Yapılan incelemeler sonucunda “T” biçimli sütunların insanı stilize ettiği düşünülmeye başlanmıştır. Ortada yer alan ikiz “T” lerde görülen kol ve bacak tasvirleri bu görüşü desteklemektedir. Bu sebeple mitlerini bizlere bırakmak istemiş olmaları fikri daha ağır basmaktadır.

İlginç olan başka bir şey ise; yapıldıktan bin yıl sonra bu tapınak alanının üzeri toprakla örtülmüş. İnsanı merakta bırakan bir gizem: ‘Böyle devasa bir yapı nasıl yapılmıştır?’ , ‘Yapımından bin yıl sonra üzerinin toprakla örtülme sebebi nedir?’

Bu soruların cevabı araştırıla dursun, biz gelelim sanatına…

Kübizm ve Göbeklitepe

Sütunların üzerinde yer alan kabartmalarda resmedilen hayvan ve insan motiflerine baktığımız zaman tasvirlerin çoğunun tek bir yönden resmedilmediğini, bazı tasvirlerde motiflerin üstten, alttan ve yandan bir arada anlatıldığını görmek mümkün. Anlatım açısından eğer bir boğayı yandan anlatırsan gövdesinin bir kısmını göremezsin, kafasını yukardan bakıp çizersen daha kolay anlaşılmasını sağlayabilirsin.

Mesela ‘Aslanlı Dikilitaş’ yapısına ait kabartmanın birinde yer alan kadın figüründe kadının dizleri üzerinde durduğu söyleniyor, belki de yatarken resmedilmek istenmiş olabilir. Dikkatli baktığınızda kafasını hem sağa hem de sola çevirmiş halde görürsünüz. Bu bir doğum sahnesi olarak da yorumlanabilir.

Kübizmin 20. yüzyılda doğduğunu bilen birisi olarak kabartmalara baktığımda, Göbeklitepe’de bulunan sanatçıların bu kavramı Picasso ve Braque’den 12.000 yıl önce uyguladıklarını görmüş olmak beni fazlasıyla etkiledi.

 

Fotoğraf ve çizimler:

http://taboodada.wordpress.com/2012/08/05/620/

http://static.panoramio.com/photos/large/60902046.jpg

http://www.higherconsciousness.tv/index.php/tag/gobekli-tepe/

Bir yorumda siz bırakın

Please enter your comment!
Please enter your name here