Bilgi paylaştıkça çoğalır

MUHAYYELDE KADIN

 Attila İlhan şiirlerinde gerçek aşklarından ve hayatına giren gerçek kadınlardan bahsettiği gibi muhayyelinde yarattığı kadınlardan da bahsetmiş, onlara etten kemikten birer kadın muamelesi yapmış ve onlara şiirler yazmıştır.

 Pia, muhayyel kadının ilk örneği olarak Sisler Bulvarı’nda karşımıza çıkar. Pia, Attila İlhan’ın kafasında yarattığı ve ulaşmaya çalıştığı bir kadındır. Attila İlhan bu şiire Mecidiyeköy’deki evinde başlamış, otobüste sürdürmüş ve Taksim’e geldiğinde bitirmiştir. Meraklısı İçin Notlar bölümünde Attila İlhan Pia şiirinin ne kadar çok sevildiği hakkında şu yorumları yapmaktadır:

     ” … Pia adı sandallara, dolmuşlara, ağır kamyonlara konu olmuştur. Reklam programlarına girmiştir. Şimdi düşünüyorum da yıllar sonra ‘Böyle Bir Sevmek’te tekrar döneceğim, bir türlü elde edilemeyen hayaldeki sevgili Theme’nin, şiiri bu derece etkili kıldığını daha iyi görüyorum. Başı bereli, yağmurluklu genç kız tipini ‘moda’ eden de bu şiir olmuştur ya!” (İLHAN, 2014, s.157).

 Leyla, Attila İlhan’ın muhayyelindeki kadını olabileceği gibi yatağındaki kadını da olabilir. Leyla, Attila İlhan’ın serüven tutkusunun belirlenmesinde kullanılmıştır. “Ben’in  devamlı mekan değiştirmesi,  yeraltı dünyasıyla tehlikeli ilişkileri, polisten kaçışı, kendi kendinden kaçışı, aşkın imkansızlaşması hatta düzenli bir hayat sürdürememesi”( ÇELİK, 2007, s.224) şairin düzenli ilişkilerde bulunmamasına yol açmıştır. Bu nedenle Leyla, Attila İlhan’ın tek gecelik, gelip geçen ve değişen ilişkilerini adlandırmak amacıyla ortaya çıkmış bir isimdir.

Belma Sebil, şairin Kavalli sokağında gördüğü, gözlerinin mavisine, saçlarının siyahına ilk görüşte aşık olduğu kadına kendince verdiği bir isimdir. Belma Sebil diye bir kadın ortalarda yoktur. Attila İlhan sarsıntılı ilişkilerden sonra yalnız kaldığı dönemlerde yarattığı Belma Sebil hakkında şunları söylemektedir:

     “Şiiri yazdığım günler olduğu gibi aklımda, Teşvikiye’de bir çatı katı yaşadığım yerdi. Çarpıntılı bazı ilişkilerden sonra kendimi yeniden yalnız ve anlaşılmamış hissediyordum. Böyle zamanlarda insan rastgele bir kadın hayalinden hareket ederek, zehrini alacak bir sevgili gereksinir, Belma Sebil de buydu besbelli, ama farkındasınız ya,o da ortalarda yok, onunla aşk da imkansız.” (İLHAN, 2014, s.150).

 

     Attila İlhan Sabiha‘nın gerçek olup olmadığı hakkında net bir cevap vermese de onu tek bir şiirler sınırlandırmamıştır. Üç Tenha Köpek’te gördüğümüz Sahiba daha sonra kendini Viyolonsel Yalnızlığı şiirinde Doktor Sabiha olarak karşımıza çıkar. Attila İlhan Sabiha hakkında şunları söylemektedir:

     “… Sabiha öyle olmadı ama, başka bazı şiirlerde de, bu defa doktor olarak boy gösterdi, öyle sanıyorum ki bir roman kahramanı olmaya doğru gidiyordu, sonra birbirimizi kaybettik. ” (İLHAN, 2014, s.153).

 

     Attila İlhan  Aysel karakterini yarattığı ‘Aysel Git Başımdan’ şiirini başarılı bir imkansız aşk şiiri olarak yorumlar. Aysel’i daha sonrasında Kurtlar Sofrası’nda da görmemiz mümkündür. Aysel’le hemen hemen aynı zamanlarda ortaya çıkan  Büyük Leyla da Attila İlhan’ın muhayyel kadınlarından biridir. Yakup Çelik  Aysel ve Büyük Leyla için, “Ben’in yaşama tarzı farklılığı dolayısıyla imkansızlaşan aşkını temsil eden(ÇELİK, 2007, s.296)kadınlar yorumunu yapmaktadır. Leyla da gördüğümüz yaşam tarzı dolayısıyla ilişkilerinde ve yaşamında yaşadığı düzensizliği  Aysel ve Büyük Leyla karakterlerinde de görmeye devam etmekteyiz.

Müjgan da Attila İlhan’nın muhayyel kadınlarındandır. Mahur Beste ve Eski Rumeli şiirlerindeki Müjgan, Attila İlhan’nın yalnızlığını paylaştığı bir kadın olarak yorumlanmaktadır. Ancak Müjgan isminin rastgele seçilmediğini, Attila İlhan’ın Divan şiiri tutkusunun kaynağı olarak karşımıza çıktığını söylemek mümkündür. Attila İlhan gibi Divan şiirini derinlemesine bilen ve şiirlerinde Divan şiiri unsurlarına yer veren bir şairin Müjgan ismini kullanmasının altında Divan şiiri metaforlarından olan “kirpik” simgesinin varlığından bahsetmek yerinde bir yorum olacaktır. Nitekim Mahur Beste’de ağlaştığı Müjgan, muhayyelindeki bir kadın olabileceği gibi, yalnızlığı eşliğinde onunla birlikte ağladığı ‘kirpiği’ de olabilir.

     Attila İlhan’ın muhayyelinde varolan kadınların ortak özelliği belirli bir anı ve belirli bir dönemi temsil ediyor oluşlarıdır. Kimisi yalnızlığında ortaya çıkmış, kimisi hayatının hareketli dönemlerinde kendinden söz ettirmiş, kimisi de ayrılıktan doğan nefretin bir yansıması olarak karşımıza çıkmıştır. Ne kadar muhayyel olsalar da en az gerçek karakterler kadar ses getirmişler ve kendilerinden söz ettirmişlerdir.

Bilgi paylaştıkça çoğalır
Önceki konuPlak: Oscar & The Wolf – The Game
Sonraki konuYAZIHANE: NİÇİN YAZIYORUM BEN?
Dünya masallarını anlatmakta ünlüymüş. Ünlü dediysek, kendi mahallesinde. Duyumlara göre Tezer Özlü severmiş çokça. Arada Kafkalığı tutarmış, bazen kendi kendine sayıklarmış, bazen de bilinmeyen dillerle konuşurmuş. Edebiyat bitirmiş, öykü yazmış, roman okumuş.

Bir yorumda siz bırakın

Please enter your comment!
Please enter your name here